Türkiye’de Erken Seçim!

Türkiye’de Erken Seçim!

Türkiye’de Erken Seçim Olsa, Seçimi nasıl değerlendiririz?

Seçim, adı üzerinde farkları olanlar arasından, özgür irademizle birini seçme eylemini anlatır.

KONU PARTİ OLUNCA iki durum söz konusudur:

1- Partilerin Farkları olmadır.

2- Özgür irademiz olmalıdır.

Seçimden söz ettiğimize göre, partilerin farkları olmalı ve ben özgür iradeli bir yurttaş olmalıyım. Eğer bu ikisi varsa seçimin sonucu ne olursa olsun saygı duymak gerekir.

Bu iki durumu irdeleyelim, gerçekte bu iki durumu iç içe geçmiş olarak yaşamaktayız:

1- Partilerin Farkları var mı?

Bizi yıllardır kaynaşmış bir toplum durumuna getirmeye çabaladı tüm yönetimler. Yani farkı olmayan toplum olarak görmeye ve göstermeye çabaladılar. Bunun için “Devlet yapısı aynı kaldı” görüntüsü altında; eğitim, yasalar, polis, ordu değiştirildi. Bunları savunan partiler oluşturuldu. Türkiye’de partilerimiz dincilik, ırkçılık, bölgecilik, cinsiyet ayrımcılığı ve emek düşmanlığı üzerine politika yaptılar. Hala da yapıyorlar. Oysa bilemedik ki; din, dil, ırk, bölge, cinsiyet ayrımcılığı üzerine politika yapanlar toplum düşmanlarıdır. Bu bir dünya politikası olsa da inanmamak gerekir,yani. Çünkü; EMEK üzerinden politika yapsalar farklarını kolayca anlayacağız.

Peki, şimdi bakalım farkları var mı? Gerçekten yok…

Bakıyoruz bu gün, dinimle Allah’ım arasında aracı olamaz diye bir din kuralı varken, hem de her parti aracı durumda. Bütün din adamları aracı durumda. Neden laiklik kavgası yaratılıyor? Dincilik yani şeriat alevlensin ve insanlar şeriat kavgasından başka bir şey göremesinler diye. Doğrusu ne? Doğrusu; din üzerine politika ve partileşme yapılamaz: Herkes dinini-ibadetini özgürce ve gösterişe düşmeden yaşar. Türkiye’de bu özgürlük var zaten. Ama din özgürlüğünden yararlanıp, Türkiye’yi şeriat ülkesi yapmaya çalışan politikacılar araya girmekle dinime küfrediyorlar. Hatta öyle yalanlar uyduruyor ve fısıltı gazetesine uyguluyorlar ki, bu günkü haldeyiz.

Irkım üzerine söz hakkı yalnızca benim olması gerekirken, her parti ırkçı durumda. Türk ırkı üzerine politika yapanlar benim ırkıma da öteki ırka da saygısızlık yapıyorlar. Yani o üstün ırk, ben kötü ırk mıyım? Ya da tersi miyiz? Bunu neden yapıyorlar? Din üzerine politika yapanlardan kaçan-kurtulan olursa, çelmeyi ırk politikası yapanların ağına düşsün, diye. Dünya’da, ırk üzerine politika yapanlar (bazılarını sayalım hemen;Mussolini, Hitler, Franko, Evren, Pinochet);tarih boyunca suçludurlar. Bütün ırklar kardeştir gerçekte. O halde, Irk üzerine politika yapanlar ırkıma küfrediyorlar.

Aynı düşünmeyi sürdürünce, partilerin farkları olmadığı görünüyor. Biliniyor zaten de!

Düşünmeyi şöyle de sürdürebiliriz;

• Müslümanın yemek ihtiyacı var, hıristiyanın da. Partiler benim yemek ihtiyacım üzerine politika yapsınlar öyleyse!

• Türk hasta olabilir. Kürt de, ermeni de, İngiliz de olabilir. Partiler benim hastalığımın tedavisi üzerine politika yapsınlar öyleyse!

• Kadının da yaşamaya ihtiyacı var, erkeğin de. Partiler benim yaşama ihtiyacım üzerine politika yapsınlar öyleyse!

• Yaşlı insanın da genç insanın da işe ihtiyacı var. Partiler benim iş ihtiyacım üzerine politika yapsınlar öyleyse!

• Türkiye’nin doğu bölgesinin de, batısının da, güneyinin de, kuzeyinin de kalkınmaya ihtiyacı var. Partiler benim kalkınma ihtiyacım üzerine politika yapsınlar öyleyse!

• Her insanın bağımsız bir Türkiye’de, insan onuruyla yaşama hakkı vardır. Partiler benim bağımsız Türkiye ihtiyacım üzerine politika yapsınlar öyleyse!

Bu düşünme yöntemi doğruysa, ki bana göre doğrudur; bu partilerin farkı yoktur.

2- Seçerken özgür müyüm?

Birkaç soru ile başlayalım:

Bireyi özgür yetiştirmenin koşulları ile mi büyütüldüm?

Ailemin fikir yapısı neydi?

Okul programları, öğretmenim eğitimcilik düzeyi, okutulan kitaplar nasıldı?

Mahallem ve köyümün gelenekleri, arkadaşlarım…

Daha ne sorular var? Oysa durumu siz de biliyorsunuz…

Ama asıl soru şu; neden Türkiye’de yeterince fabrika yok? Çünkü, demokrasi fabrika ile olur. İş alanlarının azlığının diğer sorunları çoğalttığı bilinen bir gerçek zaten.

Şimdiiii, bu partilerin farkı yok ve ben özgür değilim. Kısaca; bütün bu olanlar bir oyun ve bu oyunu sermaye oynuyor.

Hadi o zaman; soralım ve öğrenelim: Sermaye ne peki?

HAYDE!!!