Avni Akyol ve Kredili Sistem

Avni Akyol ve Kredili Sistem

Avni Akyol ve Kredili Sistem

Avni Akyol adı Düzce’de bir parka verilmiş yıllar önce. Düzce Milletvekili çünkü. Ayrıca sınıf öğretmenliği ile başlayıp, Milli Eğitim Bakanı olmuş bir kişilik.

TBMM koltuklarında iken, 1991 yılında Milli Eğitim Bakanı idi. Bu haber park ve milletvekili olgularını birleştireceği için yapıldı.

Yine Türkiye’nin sıkıntılı yılları. Kabine istifa etti. Üç ay sonra yeni kabine göreve başlayacak. Kabine istifa ettikten sonra, Milli Eğitim Bakanı aldığı karar şuydu:  Orta Öğretimde Ders Geçme ve Kredi Sisteminin uygulanması.

İstifa eden kabine artık karar almamalıdır. Hele bu Türkiye’nin geleceğini belirleyecek bir program olursa hiç almamalıdır.

Aldı da ne oldu? Sorular başladı. Çünkü;   kafalar iyice karıştı. Bu sorulardan birini ele alalım.  Kredi sistemi nedir? Bilen çok aslında. Bilene danışan yok, bilgi soran yok. Biz açıklayalım:

Ders Geçme ve Kredi Sistemi. Yıl iki döneme ayrılıyor. Karne tatili kalkıyor. Yine öğrenci dinlenebilsin diye, dönem tatili oluyor. Tüm derslerin bütününe göre sınıf geçme yerine tek dersi başaran, o dersten bir üst sınıfa geçmiş oluyor. Üst sınıfta o dersin programı varsa o programın derslerine başlıyor. Alt sınıfta kalan derslerine devam ediyor. Kısaca her sınıfta okuyabilir ama tek tek derslerden sorumludur. Ve geçtiği her ders öğrenciye kredi topluyor. Bu kredi öğrenciye, tüm olarak ARTI puan kazandırıyor.  Üç yıl sonunda beş dönemi tamamlayan öğrenci; üçüncü yılın ikinci dönemi olan (kısaca altıncı dönem denilebilen) son bölümde üniversite hazırlığını sürdürmek için serbest davranıyor.

ANCAAAAK!

Bu sistem KÖY ENSTİTÜLERİNDEN sonra en değerli bir eğitim sistemi. Bunu Avni Akyol da biliyor. Hatta, nasıl yapılmalı ki başarılı olsunu da biliyor. Ama tam da burada söylemek gerekir ki, tam tersini yapıyor.

Kredili sitemin ÜÇ AYAĞI VAR: OKUL-ÖĞRENCİ-VELİ

OKUL: Okulda yönetim, öğretmen, program, derslikler bu sisteme göre hazır olacak.

ÖĞRENCİ: Öğrenci bu sistemin işleyişini kavrayacak, uygulayabilecek.

VELİ: Veli de bu sistemi öğrenecek ve çocuğunun ne yaptığını, hedefinin ne olduğunu, nerlere gittiğini, kiminle çalıştığını bilecek. Çocuğu ile işbirliği içinde ilerleyecek.

SORU: İstifa eden bakan, neden önceden çalıştığı zamanlar içinde bu sistemi uygulamaya başlamaz da, istifa ettiği yani bakanlıktan ayrılacağı son üç ay içinde uygular?

EL CEVAP: Tu-kaka olsun diye. Kısaca söyleyelim: Kimse kabul etmesin diye.

YANİ:

  • Kimse anlamasın,
  • uygulama zorlukları çıksın,
  • öğrenciler ve veliler zarara uğrasın,
  • okul ve öğrenciler arasında zıtlaşmalar yaşansın,
  • Öğrenciler başı boş kalsın…

diye hazırlıksız ve zamansız uygulamaya başladı Bakan Avni Akyol. Böylece gerçekten tu-kaka olan bu sistemi sanıyoruz ki artık kimse tartışmıyor.

Ne dersiniz? Bir Milli Eğitim Bakanı, ülkenin Milli Eğitimine bundan daha büyük zarar verebilir mi?

SakirSaglam

T-Haber internet gazetesidir. Habercimiz SakirSaglam (IFJ) ve TGS üyesidir.